Ramazan-ı Şerif’le Şereflenmek
Ramazan gelmiş... 11 ay boyunca dönmediğimiz, dönemediğimiz içsel alemimize; manevi bir güzellik içerisinde döndüğümüz bir aydır Ramazan...
Hormonlu ve şişkin egolarımıza 11 ay boyunca uyguladığımız ‘Protokol’ kurallarının geçmediği ve demode olarak rafa kaldırıldığı bir aydır Ramazan Ayı...
Her türlü güzelliklerin başka başka nakışlarda boy gösterdiği; hoşgörü ve letafet dünyasının açtığı tomurcuk olan güllerin gülüdür Ramazan Ayı...
Bir türlü açamadığımız iç dünyamızın o gizli kalmış labirentlerinde serbetçe; hür bir şekilde gezindiğimiz; o içsel alemimizin ‘Sırlar kapısı’nın birbiri ardına açılan ve ayan olan bir aydır Ramazan Ayı...
Sadece ‘Aç’ kalmak ve yemek yemeden bütün gün durmak değildir Ramazan Ayı’nın esprisi! O apayrı bir ‘Ruhsal tekamül’ ritüelidir... Bu güzellikler diyarının adıdır Ramazan Ayı...
Nefs’lerin tımarlandığı ve terbiye sınırları içersine çekildiği işin adıdır Ramazan Ayı...
Bazı üstün ve nezih ruhların artık bekleme sürelerinin dolduğu ve bu üstün ruhlara konmuş olan ‘Tahdit perdeleri’nin kalktığı aydır Ramazan Ayı...
Üniversal deccal ve taifelerinin prangalara vurulduğu; ve her daim şeytan ve ecinnilerin hapsolduğu müminler ile aralarına kalın hattın çekildiği olayın adıdır Ramazan Ayı...
Belli güzellikleri, bereketi, hoşluğu ve insan olmanın şerefini anlamanın ve unuttuğumuz güzelliklerin bir bütünüdür Ramazan Ayı...
Hoşgeldin Ramazan-ı Şerif; Hoşgeldin, şeref verdin, susuz kalmış gönlümüze su; nursuz yüzümüze nur verdin...Hoşgeldin! |