ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
PİYASALAR
DOLAR
1,5285
EURO
1,9585
IMKB
59.495
ALTIN
392,68
POSTA LİSTESİ
LİNK BANKASI
GAZETELER

HAVA DURUMU
Ankara16/34 ºC
Erzurum8/24 ºC
İstanbul23/31 ºC
İzmir24/36 ºC
NÖBETÇİ ECZ.
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yunus Denizoğlu
Kader kavramı
18 Ocak 2010 Pazartesi 16:47

Asırlarca tartışılmış ve halen tartışılmaya devam eden bir kavram, Kader.. Tarihin seyri içerisinde kader tanımlaması ile ilgili olarak bir sürü cereyan sözkonusudur. Hatta Kaderiye ve Cebriye mezheplerinin oluşumlarında bu kavramı tanımlama farklılığı büyük rol oynamıştır.

 

Günümüzde halen Kader kavramının çelişkili tanımlamaları bu konunun genelde halen anlaşılamadığını göstermektedir.

 

Kimilerine göre Kader; Allah'ın her kulu ile ilgili tüm yaşam periyodundaki rollerini ezelde yazmış olmasıdır ki, kul bu ezelde yazılmış olan rollerin dışına çıkamaz. Bu anlayışla başa gelen her şeyin Allah'tan geldiğine, kula düşen ise Kadere boyun eğmek olduğuna inanılır. Somutlaştırılmış bir ifadeyle, Hayrın ve şerrin Allahtan geldiğine inanmaktır. Kimilerine göre ise Kader diye bir şey yoktur, her birey yaptığı eylemi kendi iradesiyle ortaya koyar ve her yaptığından kendisi sorumludur.

 

Şimdi ben bu yaklaşımların hangisi doğrudur diye bir soru yöneltsem, herhalde bir kısım insanlar a) şıkkının, bir kısım insanlar da b) şıkkının doğru olduğunu söyleyebilirler. Ancak her iki yaklaşımda birçok sebeplerden dolayı bana tam olarak doğru gelmemektedir. Niçin?

 

1.      Öncelikle bu konunun iyi anlaşılabilmesi için Allah'ın (cc) ezeli ilim sahibi ve mutlak adalet sahibi gibi sıfatları iyi anlaşılmalı ve kavranmalıdır.

 

2.      Kader tanımlaması Allah'ın (cc) sıfatlarıyla asla çelişmemelidir.

 

3.      Yaratılış gayesi ile tezat teşkil etmemeli ve  insanlara cürümlerini mazur gösterme yönünde mazeret zemini oluşturmamalıdır.

 

Muhakkak bunlara eklenebilecek birçok sebep daha sıralanabilir. Aslında kader konusu insanların mesai sarfetmeleri gereken bir konu olmadığı halde asırlarca bu konuyla ilgilenmeleri de ayriyeten ilginç. Halbuki grift gibi görülen bu konunun anlaşılabilmesi gayet kolaydır, yeterki aklın frangası çözülebilsin. Şimdi Kader konusunun nasıl anlaşılması gerektiği hususunda acizane düşüncelerimi ilgi duyanlarla paylaşmak istiyorum.

 

1.      Allah (cc) ebediyyete kadar yapılacak olan fiiliyatların tümünü failleri ile birlikte önceden bilir ve bu onon için zor değildir, çünkü Allah (cc) ezeli bilendir.

 

2.      Allah (cc) insanlar'ın kendi iradeleriyle yapacakları tüm fiiliyatları önceden bildiğine göre, insanın yapacağı her fiilin Kader defterinde önceden yazılmış olması anlaşılması zor bir husus olmadığı gibi, aslında kul'u direk ilgilendiren bir husus da değildir.

 

3.      Hayırda şerde insanın kendi iradesiyle ortaya koyduğu bir fiiliyattır. Ancak Allah'ın rızası sadece hayırdan yanadır. Şer kesinlikle Allahtan değildir. Bununla birlikte kul, Allah'ın izni olmadan hiç bir fiiliyatı yapabilme fırsatına sahip değildir.

 

4.      Allah'ın kullarına kendi iradeleriyle gerek hayırlı işler yapmaları ve gerekse şer işler yapabilmeleri için gereken fırsatı vermesi imtihan vesilesinden dolayıdır.

 

5.      Son olarak Allaha tevessül eden kulların, (konumuzla'da dolaylı olarak ilgili) bazı dualarıyla noktalayalım. ''Allahım bizlere şer işlerin fırsatını verme''; ''Hayırda yarışanlardan et bizleri''; ''Yaratılışın gayesini anlamayı nasib et''; ''Doğru bildiğimiz yanlışlardan uzaklaşma fırsatı ve yanlış bildiğimiz doğrulara yaklaşma şuuru ver bizlere Allahım...

Bu yazı toplam 526 defa okunmuştur
Amentü Suresi
Timur Güzel
Amentü Duası

Açıklama
Amentü, Türkçe'de "inandım", "iman ettim" demektir. İman esaslarını ifâde için kullanılır.
Arapça Orjinal Yazılışı


آمَنْتُ بِاللهِ وَ مَلاَئِكَتِهِ وَ كُتُبِهِ وَ رُسُلِهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَبِالْقَدَرِ خَيْرِهِ وَ شَرِّهِ مِنَ اللهُ تَعَالَى وَالْبَعْثُ بَعْدَ الْمَوْتِ حَقّ ٌ اَشْهَدُ اَنْ لآ اِلَهَ اِلاَ للهُ وَ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّداً عَبْدُهُ وَ رَسُولُهُ

Okunuşu

Âmentü billahi ve melâiketihi ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhıri ve bi'l-kaderi hayrihî ve şerrihi mine'llâhi teâlâ ve'l-ba'sü ba'de'l mevti hakk Eşhedü en lâ iâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh.

Anlamı

Ben, Allah-u Teâlâ'ya, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere; hayır ve şerrin Allah-u Teâlâ'nın yaratmasıyla olduğuna inandım. Öldükten sonra dirilmek de haktır. Ben, şehadet ederim ki, Allâhü Telâ'dan başka ilâh yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (s.a.v), Onun kulu ve peygamberidir.
19 Nisan 2010 Pazartesi 11:28
Iman
Timur Güzel
bende konuya kisa bir aciklik getireyim degerli kardesim.
Bir insan müslüman olabilmesi icin iman etmesi gerekmektedir. Müslüman olabilmek icin Kurani Kerimin tüm ayetlerine inanmak gerekir. Dinden cikmak icinse bir ayeti inkar yada öyle olmazda böyle olur demek yeterlidir. Yani müslüman olmak icin tümünü kabul etmek inanmak iman etmek gerekirken, Allah muhafaza dinden cikmak icin bir Ayeti inkar yeterlidir. O halde Amentü suresinde acikca kadere iman belirtilmistir. Tekrar okuyalim ayeti ve maelini bakalim manasi nedir.
19 Nisan 2010 Pazartesi 11:27
rica
hulusi devecioglu
hala oglu yine döktürmüssün eline saglik halaoglu senden bir ricam var düisburg da olan bir spor kulübüvar oraninda derneklerin toplantisina katilmasi daha iyi olmazmi neticesindé orada bir bayburt derneyi gibi bunu acikliga kavusturursan sevinirim yani buda benim fikrim hani herkes fikrini yazacaktiya ondan bir fikir tabiki.
13 Mart 2010 Cumartesi 16:50
kader
yunus fırat
içinde bulunulan o anki durumunuz başınıza gelebilecekler içinden en hayırlı olanıdır(imam rabbani)
25 Şubat 2010 Perşembe 18:26
Bir Yorumda İstanbuldan
Tamer Bayansal
Sevgili Kardeşim.

Yorumların Hala aydınlatıcı ve yön verici oluyor.


saygılar
28 Ocak 2010 Perşembe 14:12
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI