ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
PİYASALAR
DOLAR
1,5285
EURO
1,9585
IMKB
59.495
ALTIN
392,68
POSTA LİSTESİ
LİNK BANKASI
GAZETELER

HAVA DURUMU
Ankara16/34 ºC
Erzurum8/24 ºC
İstanbul23/31 ºC
İzmir24/36 ºC
NÖBETÇİ ECZ.
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Lokman Bayram
Birlikten Dirlik Doğar
03 Haziran 2010 Perşembe 23:04

 

Değerli hemşerilerim, son günlerde gelişen olaylar, maalesef bizleri derin bir şekilde yaralamıştır. Yıllardır büyük bir zulüm altında açlık ve susuzlukla mücadele eden Filistinli dindaşlarımıza, bir nebze olsun yardım etmek için oluşturulan gemi konvoyuna İsrail tarafından yapılan menfur saldırı hepimizi derinden sarsmıştır…

 

Bu hiç de insani ve ahlaki olmayan saldırı neticesinde; maalesef birçok insanımızı şehit verdik. Onlarca da yaralının olduğu söylenen saldırı, bizi can evimizden vurmuş ve bazı gerçekleri de sorgulamamız gerçeğini de kapımızın önüne getirip koymuştur.

 

Biz büyük bir milletin evladı olarak ne yazık ki –içim kan ağlayarak söylüyorum- birçok konuda pasif ve hareketsiz bir vurdumduymazlık içerisindeyiz. Sanki üzerimize ölü toprağı serpilmiş…

 

Bize ve değerlerimize yapılan saldırılıra karşı, en ufak bir protesto eylemine katılmıyor ve bu gibi konularda kılımızı dahi kıpırdatmıyoruz.  Rahatımızı bozmadan oturduğumuz yerden sesimizi pek duyurmak maalesef pek mümkün değil.

 

Demokratik bir ülkede, beğenmediğiniz veya tasvip etmediğiniz bir olayı demokrasi terbiyesi içerisinde, tel'in veya protesto etmek de bir yöntemdir… Hem de etkili ve çoğu zaman sonuç alabilen bir yöntemdir…

 

Ama ne yazık ki, bu gibi konularda milletçe tam olarak senkronize olduğumuz söylenemez. Tek bir vücut olup, yapılan haksızlıkları kınamak ve dünya kamuoyunun dikkatini çekmek ve çeşitli bildirilerle insanları bilgilendirmek de toplumsal bir görevdir.

 

Bugün İsrail devletinin bize yaptığı bu düşmanca harekete başka bir devlet maruz kalsaydı; eminim şu anda İsrail'i yöneten kadrodan hiçbiri yerinde olamazdı. Çünkü Batı ülkelerinde yaşayan insanlar hak ve hukukunu arama konusunda hem dirayetli hem de belli bir bilinç düzeyindeler…

 

En büyük arzum bu gibi nahoş hadisenin meydana geldiği olaylarda, Almanya'da yaşayan tüm Bayburt dernekleri ortak bir deklarasyon yayınlayarak olayları kınamalı ve etkin bir şekilde kamuoyuna düşüncelerini anlatmasıdır... Tabii bu seviyeye gelebilmemiz için, ilk önce kendi içimizdeki sen ben çekişmesini bir kenara bırakıp ortak bir paydada birleşmenin kültürünü oluşturmalıyız.

 

Bizler maalesef tartışma kültürünün dahi ne anlama geldiğini bilmiyoruz. Çoğu zaman hiç dinlemeden ve anlamadan kolayca insanları karalamak ve onları küçültmeye yeltenmek gibi kötü bir huyun sahibiyiz. Demokrasi dediğimiz rejimlerde insanlar tartışmalı ve doğru bildikleri ve savundukları tezleri hiçbir baskı görmeden ortaya koyabilmelidirler.

 

Ortak bir paydanın yanında, insanlar değişik bir takım fikirleri de savunmalıdır. Fikirlerin çokluğundan korkmamamız lazım. Ama önemli olan olgu, Almanya'da yaşayan insanlarımızın, ortak paydayı belirleyip o ortak payda etrafında kenetlenmelidir. 

 

Bu ortak paydanın belirlenmesinden sonra, vatanımıza yönelen her türlü menfi veya müspet olaylar karşısında tepkilerimizi daha akıllı ve daha efektif bir şekilde ortaya koyacağımız bir gerçektir.

 

Ama ilk önce, bu gibi konularda Almanya'da yaşayan Bayburtlular olarak aramızdaki birlik ve beraberlik şuurunu daha fazla güçlendirmek zorunluluğunu görmemiz gerekmektedir. Ne demiş atalarımız; 'Birlikten kuvvet doğar'.

 

Saygılarımla.

 

Bu yazı toplam 175 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI